Mevsim geçişleriyle birlikte isteksizlik, moral bozukluğu, uyku ve iştah değişiklikleri görülebiliyor. Ancak bu belirtilerin günlük yaşamı etkileyecek düzeye ulaşması ve en az iki hafta boyunca devam etmesi önem taşıyor. Uzmanlar, uyku düzeninin korunması ve fiziksel aktivitenin sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Gün ışığındaki azalmanın beyin üzerinde etkileri olduğunu belirten Uğurlu, yetersiz fiziksel aktivite ve sosyal yaşamın da duygusal durum üzerinde değişikliklere yol açabildiğini söyledi.
Prof. Dr. Uğurlu, bu değişikliklerin her zaman psikiyatrik sorunlarla ilişkili olmadığına işaret ederek, mevsimlerin kişilerin duygu durumları üzerinde farklı etki yaratabildiğini ifade etti.
Özellikle mevsim geçişlerinde kişilerin evden daha az çıkma, daha fazla uyuma ve yemek yeme eğiliminde olabileceğini belirten Uğurlu, sosyal ilişkilerde azalma ve fiziksel aktivitelerde yavaşlamanın da görülebildiğini söyledi.
"Şiddet ve süre bizim için önemli"
Mevsim geçişlerinde yaşanan ruhsal değişikliklerin değerlendirilmesinde iki faktörün öne çıktığını bildiren Uğurlu, "Bir değerlendirme yapmamız açısından bizim için şiddet ve süre oldukça önemli. Bu değişimlerin varlığı ne kadar şiddetli oluyor ve günlük yaşamımızı ne kadar etkiliyor. Bizim günlük rutinlerimizi sürdürmemizi ne kadar etkiliyor, bu önemli." dedi.